Bilgi Merkezi
Çocuk ve ebeveyn ilişkisinde güven, duyguyu anlama, sınır koyma, tutarlılık, davranışa değil ihtiyaca bakma ve onarıcı iletişim yaklaşımı.
Randevu İçin Araİletişim
Bu alan, başvuru nedenine ve yaş dönemine göre görüşme sürecinde ayrıntılı biçimde ele alınabilir.
Bu alan, başvuru nedenine ve yaş dönemine göre görüşme sürecinde ayrıntılı biçimde ele alınabilir.
Bu alan, başvuru nedenine ve yaş dönemine göre görüşme sürecinde ayrıntılı biçimde ele alınabilir.
Bu alan, başvuru nedenine ve yaş dönemine göre görüşme sürecinde ayrıntılı biçimde ele alınabilir.
Bu alan, başvuru nedenine ve yaş dönemine göre görüşme sürecinde ayrıntılı biçimde ele alınabilir.
Bu alan, başvuru nedenine ve yaş dönemine göre görüşme sürecinde ayrıntılı biçimde ele alınabilir.
Bu başlıkta amaç, tek bir belirtiyi veya davranışı etiketlemek yerine günlük yaşamın bütününü anlamaktır. Çocuk ve ebeveyn ilişkisi söz konusu olduğunda özellikle güvenli bağ ve iletişim, duyguyu adlandırma ve tutarlı sınırlar gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında yaşa uygun sorumluluk başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.

Her çocuk, ergen ve aile kendi yaşam düzeni, güçlü yönleri ve zorlandığı alanlarla birlikte değerlendirilmelidir. Çocuk ve ebeveyn ilişkisi söz konusu olduğunda özellikle duyguyu adlandırma, tutarlı sınırlar ve yaşa uygun sorumluluk gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında çatışma sonrası onarım başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.

Danışmanlıkta ilk adım, yaşanan güçlüğü yalnızca sonuçlarıyla değil ortaya çıktığı koşullarla birlikte ele almaktır. Çocuk ve ebeveyn ilişkisi söz konusu olduğunda özellikle tutarlı sınırlar, yaşa uygun sorumluluk ve çatışma sonrası onarım gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında ebeveynin örnek olması başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.
Gözlem, rutin ve günlük yaşam örnekleri üzerinden somutlaştırılır.
Hedefler küçük, anlaşılır ve izlenebilir adımlara dönüştürülür.
Gözlenen davranışın ne zaman başladığı, hangi ortamlarda arttığı ve günlük işlevselliği nasıl etkilediği sürecin önemli parçalarıdır. Çocuk ve ebeveyn ilişkisi söz konusu olduğunda özellikle yaşa uygun sorumluluk, çatışma sonrası onarım ve ebeveynin örnek olması gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında güvenli bağ ve iletişim başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.

Bu başlıkta amaç, tek bir belirtiyi veya davranışı etiketlemek yerine günlük yaşamın bütününü anlamaktır. Çocuk ve ebeveyn ilişkisi söz konusu olduğunda özellikle çatışma sonrası onarım, ebeveynin örnek olması ve güvenli bağ ve iletişim gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında duyguyu adlandırma başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.

Her çocuk, ergen ve aile kendi yaşam düzeni, güçlü yönleri ve zorlandığı alanlarla birlikte değerlendirilmelidir. Çocuk ve ebeveyn ilişkisi söz konusu olduğunda özellikle ebeveynin örnek olması, güvenli bağ ve iletişim ve duyguyu adlandırma gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında tutarlı sınırlar başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.
Gözlem, rutin ve günlük yaşam örnekleri üzerinden somutlaştırılır.
Hedefler küçük, anlaşılır ve izlenebilir adımlara dönüştürülür.
Danışmanlıkta ilk adım, yaşanan güçlüğü yalnızca sonuçlarıyla değil ortaya çıktığı koşullarla birlikte ele almaktır. Çocuk ve ebeveyn ilişkisi söz konusu olduğunda özellikle güvenli bağ ve iletişim, duyguyu adlandırma ve tutarlı sınırlar gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında yaşa uygun sorumluluk başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.

Gözlenen davranışın ne zaman başladığı, hangi ortamlarda arttığı ve günlük işlevselliği nasıl etkilediği sürecin önemli parçalarıdır. Çocuk ve ebeveyn ilişkisi söz konusu olduğunda özellikle duyguyu adlandırma, tutarlı sınırlar ve yaşa uygun sorumluluk gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında çatışma sonrası onarım başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.

Bu başlıkta amaç, tek bir belirtiyi veya davranışı etiketlemek yerine günlük yaşamın bütününü anlamaktır. Çocuk ve ebeveyn ilişkisi söz konusu olduğunda özellikle tutarlı sınırlar, yaşa uygun sorumluluk ve çatışma sonrası onarım gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında ebeveynin örnek olması başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.
Gözlem, rutin ve günlük yaşam örnekleri üzerinden somutlaştırılır.
Hedefler küçük, anlaşılır ve izlenebilir adımlara dönüştürülür.
Her çocuk, ergen ve aile kendi yaşam düzeni, güçlü yönleri ve zorlandığı alanlarla birlikte değerlendirilmelidir. Çocuk ve ebeveyn ilişkisi söz konusu olduğunda özellikle yaşa uygun sorumluluk, çatışma sonrası onarım ve ebeveynin örnek olması gibi alanların birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerekir. Bir davranışın yalnızca evde, yalnızca okulda ya da belirli bir zaman diliminde görülmesi farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle sıklık, süre, yoğunluk, çocuğun yaş dönemi ve davranışın günlük sorumluluklara etkisi birlikte ele alınır. Amaç hızlı bir sonuca ulaşmak değil, çocuğun veya ergenin hangi koşullarda daha rahat işlev gördüğünü ve hangi durumlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu açık biçimde görmektir.
Değerlendirme sırasında güvenli bağ ve iletişim başlığı da önem kazanabilir. Ailenin gözlemleri, okuldan gelen bilgiler, önceki deneyimler, uyku ve rutinler, çalışma alışkanlıkları ve sosyal ilişkiler konuya göre anlamlı veriler sunar. Bu bilgiler tek tek kesin bir yargı oluşturmaz; birbirini tamamlayan parçalar olarak değerlendirilir. Danışmanlık sürecinde anlaşılır hedefler belirlemek, çocuğun güçlü yönlerini korumak ve zorlandığı alanlarda uygulanabilir küçük adımlar planlamak önceliklidir. Geri bildirim dili de yargılayıcı değil açıklayıcı olmalıdır; çünkü sürdürülebilir değişim çoğu zaman çocuğun neyi yanlış yaptığına değil, hangi beceriyi nasıl geliştirebileceğine odaklanıldığında kolaylaşır.

Ankara / Yenimahalle'de randevu, ön görüşme ve uygun çalışma biçimi hakkında bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.
0501 016 02 40 WhatsApp